new york city etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
new york city etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2013 Perşembe

Times Square

Yıl bitti yenisi geldi ben halaaa tatil postlarıma devam ediyorum:)
Bugün son New York postu ile karşınızdayımmm....Bundan sonrakiler ülkenin Batı taraflarından olacak ve daha güneşli daha sıcak fotoğraflar bizi bekliyor olacak...
Böyle üzerinden zaman geçtikten sonra fotoğraflara bakmak da güzel oldu. Tekrar gitmiş gibi oldum bir daha gitmek istedim buuuzzz gibi Ankara gününde içim ısındı benim umarım sizin de hoşunuza gider:)

New York dendi mi Times Square ilk akla gelen yerlerin başında gelir sanırım...Filmlerden fotoğraflardan göründüğü gibi ışıl ışıl capcanlı bir meydan burası...İnsan gözlerini ışıltılı reklam panolarından etrafındaki insanlardan alamıyor burada hayat sanki ileri sarılmış film gibi hızlı ilerliyor sanırım ben de en çok bu yönünü seviyorum burasının bu şehrin...




17 Aralık 2012 Pazartesi

LOVE Statue

New York'ta en çok poz vermeyi sevdiğim yerlerden biri trafik ışıkları desem:) Orada durup poz verirken etrafımdan yürüyen telaşlı insanların da o karelere yansıması çok hoşuma gidiyor...


6 Aralık 2012 Perşembe

Özgürlük Anıtı ve Brooklyn Köprüsü

11 Eylül Anıt Park'ından sonra Brooklyn Köprüsü'ne doğru gidelim dedik...Yol üstünde Özgürlük Anıtı'nı da uzaktan da olsa gördük...Hava o sırada o kadar rüzgarlıydı ki fotoğraflarda hep saç baş birbirine girmiş durumda:) Zaten biz New York'tan ayrıldıktan bir gün sonra da şehri sular seller götürüp elektrik kesintileri oldu...Haberlerde nasıl gösterip anlattılarsa Amerika'da New York'ta olduğumuzu bilen herkes bizi merak etmiş ama neyseki biz bir gün ile paçayı kurtardık yoksa New York'ta mahsur kalabilirdik:)
Aslında köprüden karşıya geçip New York'un panaromik görüntüsünü fotoğraflamak istiyorduk ama sisli ve rüzgarlı havada hiç bir anlamı olmayacağını düşünüp sadece Brooklyn köprüsünün yakınındaki küçük dinlenme yerine gittik...Buradaki ahşap şezlonglara ben bayıldım tabi ki...Güneşli havalarda orda amaçsızca yat uyu yani mis gibi:)


4 Aralık 2012 Salı

September 11 Memorial

11 Eylül saldırısında ikiz kuleleri yıkılan New York, bu alanı o sırada hayatını kaybedenler için bir anı yerine dönüştürmüş...Yıkılan kulelerin temellerinin olduğu yerlere iki kocaman havuz yapılmış ve havuzların kenarına da orada hayatını kaybedenlerin isimleri yazılmış...Havuzların tasarımı o kadar güzel ki sanki hayatını kaybedenler oradan sonsuzluğu gitmişler izlenimi verilmiş...Alanı gördüğümde çok duygulandım oradaki bitmez tükenmez isim listesi gerçekliği bir kez daha yaşattı...Ayrıca olaydan sağ kurtulan tek bir ağacı da koruma altına alıp kesmemişler o da ayrıca çok etkiledi beni...İkiz kulelerin yerine de tek bir gökdelen yapılıyor şimdi...İnanılmaz yüksek ve en tepesini görmek isterken arkaya doğru devrilecekmiş gibi oluyorsunuz...Biz gittiğimizde hava kapalı ve sisliydi bina bitince en üst katta çalışacak olanları düşünüp bir daraldım resmen ben   işyerimde 12. kattan bile korkan bir insan olarak:)
















İşte kurtulan ve korunan ağaç...Tek bir canlıya verdikleri önem beni o kadar etkiledi ki...














1 Aralık 2012 Cumartesi

Central Park

New York gibi karmaşık, telaşlı ve stresli bir şehrin tam göbeğindeki kocaman yemyeşil Central Park burada yaşayanların günlük hayattan kaçış yerleri bence...Keşke Ankara'da da böyle bir park olsa diyorum her gittiğimde...Parka ne zaman gitseniz koşan, yürüyen, spor yapan birilerini görmek mümkün bunun yanında çeşit çeşit tatlı mı tatlı köpecikler de sahipleri ile dolaşıyor oluyor ortalıkta bir de parkın asıl sahipleri sincaplar var ki onlara bayılıyorum...Hele ki eline bir şey alıp yeme halleri var ki nası şeker yaratıklar onlar öyle yaa:)))
Biz de New York'taki yarım günümüzü bu parkta geçirdik...Zaten babam her sabah erkenden kalkıp parkta yürüyüşünü yapıyordu o yüzden o bizim için yürüyüş rotasını önceden çizmişti...Sarı yapraklarla, o yaprakların yeşil çimenlerin üzerine dökülmesi ile New York'ta Central Park'ta sonbaharı ben çok sevdimmm...Parkın ortasındaki büyük göl ve oraya yansıyan şehrin görüntüsüne ise saatlerce bakabilirim sanırım...Ama asıl elime kitabımı alıp o çimenlerin üzerine uzanıp saatlerce orada vakit geçirebilirim...Şimdi şu satırları yazarken bile bir off çekip orda olmak istedim ben yaa:))) Bol yeşilli huzur dolu fotoğraflarla başbaşa bırakıyorum sizi:)